Sohbetgor.com OSMANLI PADİŞAHLARI SULTAN ALTINCI MEHMET VAHİDÜDDİN(VAHDEDDİN)
SULTAN ALTINCI MEHMET VAHİDÜDDİN(VAHDEDDİN)
(1198 -1922)

Babası : Sultan Abdülmecid
Annesi : Gülistü Sultan
Doğduğu Tarih : 2 Şubat 1861
Padişah Olduğu Tarih : 4 Temmuz 1918
Saltanatın İlgası : 1 Kasım 1922
Yurttan Kaçışı : 17 Kasım 1922
Öldüğü Tarih : 15 Mayıs 1926
Saltanatı : 1918- 1922
Sultan Mehmet Vahdeddin, otuz altıncı padişah olarak
Osmanlı tahtına çıktı ve İmparatorluk tarihinde son kılıç alayı yapıldı. İyi bir
eğitim alarak yetişti, çok zeki, okuduğunu hemen kavrayıp, anlamlar çıkarır,
meseleleri tahlil edebilirdi. Ağabeyi Mehmet Reşad gibi şehzadeliği döneminde,
devlet yönetiminde padişah idaresini yakından görmüş, tecrübe sahibi olmuştu.
Sultan Vahdeddin, görev kendisine verildiğinde ne kadar ağır bir sorumluluk
aldığını biliyordu. Atalarının yönettiğinden çok farklı bir duruma gelmiş bir
devleti yönetecekti. Osmanlı ailesi, tek egemen güç olarak bu toprakları
yönetmekle görevlendirilmişti. Onlar kendilerine verilen emaneti, tehdit ve
tehlikelerden korumak, güvenlik stratejisine ulaşmak için gece gündüz, ay ve
yıllarca mücadele etmişler, üç kıtaya yayılan bir İmparatorluk kurmuşlardı.
Belki de tarihimizde 2 şehzade kardeş olarak en acı kaderi yaşamışlardı. Artık
düşman uzaklarda değil, Anavatan’da, Anadolu coğrafyası içinde idi. Suriye’de
Fransa, Irak’ta İngiltere komşumuz olmuştu. Bununla da yetinmemişler, Türkçülük
hareketine karşı çeşitli bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızı devlet aleyhine
isyana teşvik etmişler, birçok toprağını savaşmadan, elde etmeyi başarmışlardı.
Vahdeddin, sadece bir şehrin sınırları içinde kalan toprakları yöneten adı
“İstanbul Hükümeti” olan bir devletin başı olmuştu. 10 Ağustos 1920 belgesinin
imzalanması ile Anadolu’nun ortasında küçük bir coğrafî alanda Türklerin
yaşamasına müsaade(?) edilmişti. Son padişah olarak etrafını çeviren düşmanlar
yerine, yeni bir devlet kurmaya, yeni vatan oluşturmaya, ülkeye sahip çıkmaya
çalışanlara, millî mücadeleye karşı olmak da O’nun en acı kaderi olmuştu. Millî
mücadeleyi başlatanlar kazançlı olmuş, vatan kurtarılmış, bağımsız yeni bir
devlet kurulmuş, artık O’na da yaşayacak bir toprak parçası kalmamış, çareyi
kaçmakta bulmuştu.
Sultan Vahdeddin, orta boyda, ince yapılı, açık tenli ve biraz soluk yüzlü idi
ve sakalı yoktu. Kendini iyi yetiştirmişti. Arapça, Farsça okur yazar, fıkıh
ilmini çok iyi bilirdi. Çok nazik ve son derece saygılı ve sabırlı idi. Çok
fazla konuşmaz, kendisine anlatılanları ise hiç söz kesmeden sonuna kadar
dinlerdi. Evhamlı olması, yakın çevresinin etkisinde kalması, milletini
tanımaması ve güvenmemesi en büyük zaafı olmuş ve sonunu hazırlamıştı.
Cenazesi Türkiye'den istenmediği için Türkiye'ye
getirilemedi Borçları bulunduğundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Başkanı
cenazeye sahip çıktı ve tabutu Suriye'ye getirtti. Sam'da Sultan Selim Camii
avlusuna defnedildi. Vefatında 65 yaşında idi. Defnedildiği mezarlık 1965
senesinde park haline getirildi. Simdi mezarında kati olarak nerede olduğu belli
değildir. ( Allah rahmet eylesin ).
Son padişahin şeyhülislãmları:
Musa Kazım Efendi, Dağıstanlı Ömer Hulusi Efendi, Haydari Zãde Ibrahim Efendi,
Mustafa Sabri Efendi, Dürri Zãde Abdullah Efendi, Medeni Mehmet Nuri Efendi.
Sadrazamları:
Talat Pasa, lzzet Pasa, Ahmed Tevfïk Pasa, Damad Ferid Pasa, Ali Rıza Pasa,
Hulusi Salih Pasa ve Tevfik Pasa.
Erkek çocukları: Mehmet Ertuğrul Efendi.
Kız çocukları: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan, Fatma Ulviye Sultan