Sohbetgor.com OSMANLI PADİŞAHLARI
SULTAN II. MEHMED (1421 - 1451)

Babası : Çelebi Mehmed
Annesi : Emine Hatun
Doğumu : 1402
Ölümü : 3 Şubat 1451
Saltanatı : 1421 - 1451
HAYATI
Sultan İkinci Murad 1402 yılında doğdu. Babası Mehmed Çelebi, annesi
Dulkadiroğulları beyliğinden Emine Hatun'dur. Uzun boylu, beyaz tenli, doğan
burunlu ve güzel yüzlü bir padişahtı. Çok güzel konuşurdu. Kendisinin en büyük
mutluluğu, Fatih Sultan Mehmed gibi eşine az rastlanacak bir insanın babası
olmaktı.
Sultan İkinci Murad sakin ve huzurlu bir hayat yaşamayı arzu eden, fakat
gerektiği takdirde çok hareketli, cesur ve hiçbir şeyden yılmayan bir kişiliğe
sahipti. Otuz yıllık saltanatı süresince, ülkesini çok büyük bir şan ve şerefle
idare ederek, emri altında bulunan herkesin sevgisini kazandı.
Dindar, adil ve lütufkar bir padişahtı. Çocukluğu Amasya'da geçen Sultan İkinci
Murad, tahta çıktığında 19 yaşındaydı.
Erkek çocukları: Fatih Sultan Mehmed, Ahmed,Alaaddin, Orhan, Hasan, Ahmed.
Kız çocukları: Şehzade ve Fatma Hatun.
DÜZMECE MUSTAFA OLAYI
Sultan İkinci Murad'ın tahta çıkışından yararlanmak isteyen Bizanslılar, Mehmed
Çelebi zamanında hapsettikleri Mustafa Çelebi'yi serbest bırakıp ayaklanması
için desteklediler.
Amaçları Osmanlı Devleti'nde taht kavgası yaratmaktı. Anadolu beyliklerinden de
Mustafa Çelebi'yi destekleyenler oldu. Osmanlı yönetimine küskün olan bir takım
komutanlar ve askerler de Mustafa Çelebi'yi padişah olarak görmek istiyorlardı.
Sultan İkinci Murad'ın üzerine gönderdiği birlikleri Rumeli taraflarında yenen
Şehzade Mustafa Çelebi, Edirne'ye gelerek hükümdarlığını ilan etti. Ancak daha
sonra Ulubat civarında karşılaştığı Sultan İkinci Murad'ın ordusu karşısında
direnemedi ve kaçmaya çalıştı. Edirne'de yakalanan Mustafa Çelebi (Düzmece
Mustafa) idam edildi.
1421 yılında Azeb ismiyle yeni bir askeri sınıf kurduran Sultan İkinci Murad,
Mustafa Çelebi ayaklanmasında baş rol oynayan Bizans'ın üstüne yürüyerek
İstanbul'u kuşattı.
BEYLİKLERLE MÜCADELE
Sultan İkinci Murad, Bizans'ın kışkırtmaları ve Anadolu beyliklerinin
destekleriyle ayaklanan 13 yaşındaki küçük kardeşi Şehzade Mustafa'nın Bursa'yı
kuşattığı haberinin alınması üzerine, İstanbul kuşatmasını kaldırarak Anadolu'ya
geçti ve isyanı bastırdı. Yakalanan Şehzade Mustafa boğduruldu.
Sultan İkinci Murad, Şehzade Mustafa olayını da çözdükten sonra, devamlı olarak
Osmanlı'ya karşı ayaklanan Anadolu Beyliklerini etkisiz hale getiremeye karar
verdi.
Sırasıyla Aydın, Menteşe, Teke ve Germiyan beyliklerine son verildi.
RUMELİ FAALİYETLERİ
Rumeli'de de bir çok faaliyette bulunan Sultan İkinci Murad, Sırbistan üzerine
sefere çıktı. Sırbistan vergiye bağlandı. Selanik, Makedonya, Teselya ve Yanya
dolayları Osmanlı topraklarına katıldı. Arnavutluk Osmanlı himayesini kabul
etti. Ayrıca, ayaklanan Eflak Bey'i Vlad'ın (Kazıklı Voyvoda) üzerine kuvvet
gönderildi ve Eflak Beyliği yeniden Osmanlı'ya bağlandı.
Türklerin Balkanlar'daki bu başarıları Bizans ve Avrupa'yı telaşa düşürmekteydi.
Avrupa'da haçlı seferi hazırlıkları yapılıyordu. Balkanlar'da Erdel Bey'i
Hünyadi Yanoş'un Türkler'i pusuya düşürmesiyle 20 bin şehit verildi. Bu
başarılar Osmanlı Devletine bağlı bütün beylerin ayrılmalarına neden oldu.
Osmanlı Ordusu bu kötü gidişe son vermek için çalıştıysa da başarılı olunamadı.
Ardı ardına alınan bu yenilgiler Haçlıları ümitlendirmişti. Osmanlı ordusu
Rumeli'de ilk defa böyle bir mağlubiyete uğramıştı. Haçlı ordusu "Tabur cengi"
denilen bir usül ile arabalara bağlı top bataryaları kullanıyor, Osmanlı ordusu
üzerlerine geldiğinde arabaları çember haline getirerek içine saklanıyor ve
toplarla dört bir yana ateş ederek Osmanlı ordusuna ağır darbe vuruyordu
SEGEDİN ANTLAŞMASI
Haçlı kuvvetleri kazanılan her başarı sonrası daha da güçlü ve kuvvetli
ittifaklar yaparak, Osmanlı Devleti'ne saldırmaya devam etti. Sırp, Eflak, Erdel,
Macar kuvvetleri ilerlemeye devam ediyordu.
Niş yakınlarında yeniden büyük bir kayıp verildi. Haçlı birlikleri Filibe'ye
kadar geldiler. Ancak soğukların şiddetlenmesi ilerlemelerine engel oldu.
Balkanlarda ardı ardına uğranılan yenilgiler, Osmanlı Devleti'ni zor duruma
soktu. Bizans'ın Avrupa'da tahrikleri devam ediyordu.
Bu şartlarda her ne pahasına olursa olsun anlaşmaktan başka çıkar yol yoktu.
Sultan İkinci Murad, barış için girişimlerde bulunarak, 12 Haziran 1444'de
Segedin Barış Antlaşması'nın yapılmasını sağladı. Barışın devamlı olmasını
sağlamak için de antlaşmaya taraf olan kralların yemin vermesi şart koşulmuştu.
Bu antlaşma ile Osmanlılar Balkanlar'da bir rahatlama sağlayarak, yeniden
toparlanmak için zaman kazanmışlardı. Ayrıca ilk defa bir sınır kavramı ortaya
çıkmış ve Tuna nehri belirleyici olmuştur.
ŞEHZADE MEHMED
Sultan İkinci Murad, Segedin antlaşmasıyla birlikte tahttan çekildi ve Manisa'ya
gitti. Yerine henüz çocuk denebilecek yaşta olan Şehzade Mehmed (Fatih Sultan
Mehmed) tahta çıktı.
Şehzade Mehmed'in tahta çıkması Osmanlı Devleti içinde huzursuzluklara neden
oldu.
Avrupa'da yeni bir Haçlı seferi hazırlıklarının başlaması üzerine Sultan İkinci
Murad, oğlu Sultan İkinci Mehmed tarafından bir mektupla Manisa'dan Edirne'ye
davet edildi.
Bu arada krallar yeminlerini bozarak antlaşmaya aykırı hareket etmiş ve yeni bir
haçlı seferi düzenlemişlerdi.
Sultan İkinci Mehmed'in babasını ordunun başına davet eden meşhur mektubu
şöyledir:
"Eğer padişah iseniz, memleketin kötü bir zamanında başta bulunmamanız
görevlerinize aykırı bir harekettir. Silah başına geliniz. Eğer padişah ben
isem, size itaat etmenizi hatırlatıyorum ve emrediyorum. Silah başına geliniz."
VARNA SAVAŞI
Sultan İkinci Murad büyük bir hızla Edirne'ye geldi. Osmanlı Ordusunun başına
geçti. Varna önlerine gelen Osmanlı Ordusu, Haçlılara karşı saldırıya geçti.
Haçlı Ordusunun Varna önlerinde bozguna uğratılmasıyla büyük bir zafer kazanıldı
(10 Kasım 1444).
Varna Savaşı, Haçlıların İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesini
engellemek için yaptıkları son girişim oldu.
Bu savaş, Osmanlıları Segedin Antlaşmasına zorlayan şartları tamamen değiştirdi.
Sultan İkinci Murad, bir müddet sonra tahtı, yine oğluna bırakarak çekildiyse de
devlet adamlarının ısrarları sonucu tekrar tahtına döndü.
II. KOSOVA SAVAŞI
Varna Savaşı'nın üzerinden dört yıl geçmişti ki, Macar Kralı Jan Hunyad; Macar,
Eflak, Leh ve Almanlardan oluşan ordusuyla Sırbistan'ı işgal etti.
Osmanlı topraklarına girerek Kosova'ya kadar geldi. Savaş, Jan Hunyad'ın
saldırısıyla başladı. Savaşın üçüncü günü sahte bir geri çekilmeyle çember içine
alınan Jan Hunyad ve ordusu, ağır bir yenilgiye uğratıldı (19 Ekim 1448).
İkinci Kosova Savaşı sonunda Balkanlar kesin olarak Türk yurdu haline geldi.
Haçlılar bir daha Osmanlılara saldırma cesareti gösteremediler.
MİMARİ ESERLER
Sultan Murad, memleketin bir çok yerinde, camiler, medreseler, saraylar ve
köprüler yaptırdı. Külliye binaları ile birlikte inşa edilen Bursa Muradiye
Camii ve Edirne Muradiye Camii kendi adını verdiği eserlerdir.
Ayrıca Edirne Gazi Mihal Camii, Amasya Yörgüç Paşa Camii, Filibe Şehabeddin Paşa
Camii, Üsküp Alaca İshak Bey Camii, Üsküp Sultan Murad Camii, Edirne Şah Melek
Paşa Camii, Edirne Beylerbeyi Camii ve Karaca Bey Camii yine onun döneminde
yapıldı.
Yine Sultan İkinci Murad tarafından inşa ettirilen Edirne Üç Şerefeli Camii'nin
yanında bir medrese ve fakirler için bir imarethane mevcuttur. Bu camiin
duvarları ve mihrabı son derece güzel çinilerle süslenmiştir. Ergene Nehri
üzerindeki
170 ayaklı "Uzun Köprü"yü de Sultan İkinci Murad yaptırdı.
Sultan İkinci Murad, Ankara civarında Basıkhisar nahiyesinin yakınında
yaptırdığı büyük köprünün geçiş ücretini Mekke'ye gönderilmek üzere ayırdı. Her
yıl Surre-i Humayun denen özel memurlar ve hacılardan meydana gelen bir alayı
Kabe'ye gönderiyor, mukaddes yerlerin bakım ve tamirini yaptırıyordu.
Sultan İkinci Murad kitaplar yazdırmış, başka dillerde yazılı kitapları Osmanlı
diline çevirtmiştir.